31 Ekim 2025

İman Dediğimiz Yolculuk

   Gün gelecek ahiret bilgimiz de ölüm bilgimiz de şehadete dönecek. O gün geldiğinde kimileri “Zaten biliyorduk” diyecek. Kimileri “Keşke bilseydik” diyecek. İman dediğimiz yolculuk tam olarak bu zaman farkını doğru yerde durarak yürüyebilme cesaretidir. 


Hfz. Prof. Dr. Halis AYDEMİR 

30 Ekim 2025

Her Haberin Bir Vakti Vardır

   “Her haberin bir vakti vardır.” (Enam Sûresi 67)

   Bu ayet şunu söyler:

-Bazı doğrular hemen açılmaz. 

-Bazı ayetler şehadete zamanla dönüşür. 


Hfz. Prof. Dr. Halis AYDEMİR 

Kalpteki Sınır İhlali

   Allah azze ve celle, kötülüğü yapanı hemen silmez. Hatayı işleyeni hemen dışlamaz. Ama inkar diline taşınan her gerekçe, kalpte bir sınır ihlalidir. Bu yüzden asıl tehlike günah değil, günahı savunma ihtiyacıdır. 


Hfz. Prof. Dr. Halis AYDEMİR 

Her İkram Hayır Değildir

   Her ikram hayır değildir. Makam, kişinin imtihanını büyütür. Güç, sorumluluğu artırır. Makam-güç sahibi kişinin bir tek zulümü, bin süslü ameli boşa çıkarabilir. Ve en ağır pişmanlık, kıyamet günündedir. 


Hfz. Prof. Dr. Halis AYDEMİR 

29 Ekim 2025

Tekfir, İman Savunusu Değildir

    Tekfir, iman savunusu değildir. Tekfir, yetki gaspıdır. Amel üzerinden küfür ilan etmek, Haricî aklın devamıdır. Kan döken tekfircilik Allah (cc) adına değil, Allah’a (cc) rağmen yapılır. Bu çizgiyi kaybeden, merhameti aklı kaybeder. 


Hfz. Prof. Dr. Halis AYDEMİR 

Hataya Duyarsızlık Tehlikelidir

    Bir yanlış yaptığında ne oluyor? Yanlış yaptıktan sonra rahat ediyor musun, yanlışını meşrulaştırıyor musun? “Nasıl olsa imanım var” diye riskli bir plan kuruyorsan işte burada iman tehlikededir. Hata karşısındaki duyarsızlık tehlikelidir. 


Hfz. Prof. Dr. Halis AYDEMİR 

Çaban Varsa Kapı Kapanmaz

   Hakk’ı tanıyıp ona tutunma çabası varsa, kapı kapanmaz. Bu dengeyi kaybedenler için iki uç ortaya çıkar: Biri kendini cehennemlik ilan eder, diğeri hiç bir şeyi ciddiye almaz. 


Hfz. Prof. Dr. Halis AYDEMİR 

28 Ekim 2025

Parola: “Sıdk”

   Kıyamet günü parolası “sıdk”tır. Kalbiyle dili uyuşan kazanır. Gerçek bilgi, vicdanla birleştiğinde yol olur. Hakikat sistemi besler; yalanı sistem dışına atar. 


Hfz. Prof. Dr. Halis AYDEMİR 

Vahiy Rahmettir

   Vahiy rahmettir çünkü aklı iptal etmez. Fıtratla çalışır. Gözlemi ister. Bilgiyi hikmete taşır. Bu yüzden iman; teslimiyet ama körlük değil, güven ama putlaştırma değil…


Hfz. Prof. Dr. Halis AYDEMİR 

27 Ekim 2025

Tefsir Dersinden Kısa Notlar

- “La ilâhe illallah” sadece bir cümle değil, bir karakterdir. Namazda, sözde, emanette, ahlakta ve istikamette görünür. 

 -“Sâlim kullar”, ibadeti olan değil, ibadeti hayatını ıslah eden insanlardır. 


-İnsan, kendisine verilen iradeyi kulluk için değil hakimiyet için kullandığında hem kendini yorar, hem dünyayı bozar. Ve en acısı; bunu yaparken kendini “haklı” sanır. 


-Ayet, veri değildir; şehadettir. Bilgi taşınabilir ama bilinç taşınamaz. İnsan nereye giderse gitsin, içindeki yakîni de beraberinde götürür. 


-Kalpte olmayan şey, dilde hakikat olmaz. 


-Kıyamet günü parolası “sıdk”tır. Kalbiyle dili uyuşan kazanır. Gerçek bilgi, vicdanla birleştiğinde yol olur. Hakikat sistemi besler; yalanı sistem dışına atar. 


-İnsanı kalabalıkların sesi değil, araştırılmış bir kalbin tanıklığı kurtarır. 


-Vahiy rahmettir çünkü aklı iptal etmez. Fıtratla çalışır. Gözlemi ister. Bilgiyi hikmete taşır. Bu yüzden iman; teslimiyet ama körlük değil, güven ama putlaştırma değil…


-Çaba yarım kalırsa, hidayet de yarım kalır. 


-Allah azze ve celle zulmetmez. Azap sebepsiz değildir. Kimse baştan mahkum edilmez. Hidayet Allah’tandır ama zorla verilmez. İnsan tercihiyle yolunu seçer. Gerçek kulluk gönüllü teslimiyettir. 


Hfz. Prof. Dr. Halis AYDEMİR 

Allah azze ve celle Zulmetmez

     Allah azze ve celle zulmetmez. Azap sebepsiz değildir. Kimse baştan mahkum edilmez. Hidayet Allah’tandır ama zorla verilmez. İnsan tercihiyle yolunu seçer. Gerçek kulluk gönüllü teslimiyettir. 


Hfz. Prof. Dr. Halis AYDEMİR 

25 Ekim 2025

Zulmün Parçası Olma!

   Birilerinin umursamadığı, zalimleri destekleyen ürünleri satın almaktan geri durmadığı ve ‘banane’ diyerek geçiştirdiği şey; aslında zulmün bir parçası olmaktır. Kendi yerinde oturuyor, belki kanı hiç görmüyor ama sıkılan kurşunun parasını ödüyor. Amel defterine ise, tıpkı bir İDF askeri gibi işlenen cinayetlerden payına düşen yazılıyor.


Hfz. Prof. Dr. Halis AYDEMİR 

Cenâb-ı Allah’a Sığınmalıyız

   Cenâb-ı Allah’a sığınmalıyız; bizi çekip çevirsin, elimizden tutup kaldırsın, bize nizam intizam versin, zapt etsin. Bize rağmen bizi kontrol etsin. Parazit duygularımıza karşı bizi kuvvetlendirsin. Şeytana karşı bizi muhafaza etsin. Kendi iç duygularımıza karşı bize kararlılık versin. O’na duyduğumuz saygıyı ve sevgiyi hayatımızda yerleşik kılsın..

Şeytanın yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaştırdığı biçare kimselerden olmayı hiç istemeyiz, akledersek hiç istemeyiz.


Hfz. Prof. Dr. Halis AYDEMİR 

Şeytanın İstemediği Şey

“Ben senin dosdoğru yoluna oturacağım.” (Araf Sûresi 16)


  Ben inanıyorum ki şeytan çift yönlü çalışıyor. Sağdakileri daha sağa, soldakileri ise daha sola teşvik ediyor -direksiyonu kırmak üzere. Tek istemediği şey, Sırat-ı Müstakim. 


Hfz. Prof. Dr. Halis AYDEMİR 

Paha Biçilemez Kazanım


   Allah azze ve cellenin mesajı bizim üzerimizden başkasına taşmaz ise, başkasına ulaşmaz ise kıyamet günü hesap görüldüğünde en bahtsız insanlardan kendimizi sayabiliriz. Bir bakarız ki birinin üzerinden Allah’ın mesajının bir diğerine sıçramasına öyle ödül veriliyor öyle makam veriliyor ki…. 


"Allah’a yemin ederim ki, senin sayende Allah’ın bir tek kişiye hidayet vermesi senin için, kırmızı develerin olmasından daha hayırlıdır.” (Buhari 7/3468, Müslim 2406/34)


Prof. Dr. Hfz. Halis AYDEMİR 

İçimiz Hakikati Bilir

Hepimiz aynı Rabbin kullarıyız. 


Bizler sağlıklı bir hak arayışında olduğumuzda Cenâb-ı Hak o şifayı ve rahmeti üzerimize akıtacaktır. 


Cenâb-ı Hak bütün kullarını esenliğe davet ediyor. Kulları içerisinde bazılarının özel olduğu hep bâtıl dinlerde... Bizim dinimizde hepimiz Cenâb-ı Hakk’ın huzurunda melekler de peygamberler de dahil saf halinde sıra sırayız. 


“O gün ruh ve melekler saf saf dizilir. Rahmân’ın izin verdiklerinden başkası konuşamaz. Konuşan da ancak doğru ve uygun olanı söyler.” (Nebe 38)


Allah'ın kulu olması bakımından hiç birimizin farkı yok, hepimiz huzurda el bağlamışız. Allah azze ve cellenin birimize birimizden daha geniş verdiği doğrudur ama bu üstünlüklerimiz değil, sınavımızın bir parçası


Prof. Dr. Hfz. Halis AYDEMİR

23 Ekim 2025

Sevgini Kazanmak İçin Ya Rabbi

   Evladını sever gibi anne babayı sevebilmek, evladını öpüp koklar gibi anne babayı öpüp koklamak, kucaklamak, ihtiyaçlarını gidermek, kişisel bakımlarını yüksünmeden yapabilmek sonra Cenâb-ı Hakk’a dönüp: “Ya Rabbi, biliyorsun ki babama duyduğum sevgi, onunla aramdaki bağlantı bunları yapmaya yetmez. Sen olmasaydın ben onları çoktan huzurevine bırakmış kendi hayatımı yaşıyor olurdum. Bunu sadece Senin sevgini kazanmak için yaptım ya Rabbi!” diyebilmek has kulların işidir. 


Prof. Dr. Hfz. Halis AYDEMİR 

21 Ekim 2025

Güzel sözler O’na Ulaşır

   Farz ve nafile bir ibadeti Allah azze ve cellenin emrettiği, elçisinin örneklediği şekilde yaparak beraberinde “Ya Rabbi, bunu ancak Senin için yapıyorum!” dediğimizde o ibadet melekler tarafından itina ile Allah azze ve cellenin katına yükseltilir. 

  “O’na ancak güzel sözler ulaşır. Onları da Allah’a amel-i salih ulaştırır.” (Fâtır,10)


Prof. Dr. Hfz. Halis AYDEMİR

20 Ekim 2025

Allah’a (cc) Sığınmalıyız

   Allah’a sığınmalıyız; bizi çekip çevirsin, elimizden tutup kaldırsın, bize nizam intizam versin, bizi zapt etsin. Bize rağmen bizi kontrol etsin. Parazit duygularımıza karşı bizi kuvvetlendirsin. Şeytana karşı bizi muhafaza etsin. Kendi iç duygularımıza karşı bize kararlılık versin. O’na duyduğumuz saygıyı ve sevgiyi hayatımızda yerleşik kılsın..

Şeytanın yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaştırdığı biçare kimselerden olmayı hiç istemeyiz, akledersek hiç istemeyiz.


Prof. Dr. Hfz. Halis AYDEMİR

19 Ekim 2025

Kimin Hatrı Daha Baskın?

   Başkalarının hatrı Cenâb-ı Hakk’ın hatrından daha baskın, daha üstünse Cenâb-ı Hak böylelerine sonsuz bir gelecek vadetmiyor. Rahmetini sonsuz bir şekilde ancak Kendi aşkıyla yanıp tutuşan, O’na duyduğu sevdayı kimle karşı karşıya gelirse gelsin önceleyen kimselere veriyor.. Allah azze ve celle onlar için nasıl bir göz aydınlığı hazırlamıştır hiç kimse bunu hayaline bile düşüremez. 


Hfz. Prof. Dr. Halis AYDEMİR 

18 Ekim 2025

Tükettikçe Tükenen Hayat

   Cenâb-ı Hak envai çeşit ayetler, “ibretler” göstererek veya yaşatarak biz kullarına: “Bak gör doğrusu bu!” diyerek hakikate, istikamete, yani hep daha iyiye, daha güzele ve faydalı olana, yani kazanca, selamete, kurtuluşa çağırdığı bu ortamda biz he kısır döngüleri tercih ediyoruz. Çıkışı bulma ümidiyle, bizi oyalayıp duran yollara aynı ümit ve yanılgıyla hiç bıkıp usanmadan giriyoruz. 


  Yüce Yaradan kullarından kolay kolay vazgeçmiyor. Hakikati yok saymamaları için sağlarından sollarından, önlerinden arkalarından belli olaylarla yolun doğrusuna işaret eden tabelalarla, belki de çoğu zaman hayal kırıklıklarıyla Kendisine yönlendiriyor. 


Hfz. Prof. Dr. Halis AYDEMİR 


(Kendini Unutma adlı kitaptan alıntıdır)

Ben Yüzümü O’na Dönüyorum

   Hz  İbrahim aleyhisselâm: “Her şeyi! Gökleri ve yeri her kim yoktan var ettiyse ben yüzümü O’na dönüyorum!”

  Ve biz, Hz. İbrahim aleyhisselâm bunu dediği günden beridir, O’nu hep böyle ifade ediyor, her şeyi Var Eden Yaratıcı’mız olarak hayret ve hayranlıkla O’na tapınıyoruz. 


Hfz. Prof. Dr. Halis AYDEMİR 


(Kendini Unutma adlı kitaptan alıntıdır)

16 Ekim 2025

Çifte Kaybediş

   Bizi ahirete tutunmaktan, hedefe doğru yol almaktan, cennetlere varma heyecanından caydıran dünyanın kendisidir. Dünya sevgisi ölümü göz ardı ettirir. Göz ardı edince sanki hep burada yaşayabiliyorsun… Sanki sadece ölmek isteyenler ölüyor, diğerlerine sanki dünya kalıyor.. Ama Cenâb-ı Hak yoldan çıkanlara burayı bile vermedi. 


Hfz. Prof. Dr. Halis AYDEMİR 

Genç Müslümana Yol Haritası

-Birinci planda Arapça’yı öğrenmek. 

-Sonra Kur’an-ı Kerîm’i öğrenmek, mümkünse ezberlemek. 

-Bir temel bilim alanında ilerlemek (fizik, kimya, tıp, mühendislikler vb)

-Bir yabancı dil öğrenmek. 

Gençlerimize bunları tavsiye ederim. 


Hfz. Prof. Dr. Halis AYDEMİR 

Mâide, 3

“Bugün dininizi kemâle erdirdim.” (Mâide Sûresi, 3)


   Gerek vahiy boyutuyla teorik olarak, gerek sünnet boyutuyla uygulama olarak, din mükemmel haliyle tamamlanmış durumdadır. Dolayısıyla içinden herhangi bir şeyin çıkarılması yahut üzerine bir şeylerin eklenmesi kabul edilemez. Mükemmellik tanımı, ne ilaveyi kabul eder ne de eksiltmeyi kabul eder. 


Hfz. Prof. Dr. Halis AYDEMİR 

11 Ekim 2025

Muhammed, 19

 “Bil ki, Allah’tan başka hiç bir ilah yoktur.” (Muhammed Sûresi,19)


Cenâb-ı Hak, “tekrar et” demedi; “Bil” dedi… Çünkü kelime-i tevhid önce ilimle, sonra dil ve kalple yaşanır. 


Hfz. Prof. Dr. Halis AYDEMİR 

03 Ekim 2025

İstikamet ve Gazze

   Birilerinin umursamadığı, zalimleri destekleyen ürünleri satın almaktan geri durmadığı ve ‘banane’ diyerek geçiştirdiği şey; aslında zulmün bir parçası olmaktır. Kendi yerinde oturuyor, belki kanı hiç görmüyor ama sıkılan kurşunun parasını ödüyor. Amel defterine ise, tıpkı bir İDF askeri gibi işlenen cinayetlerden payına düşen yazılıyor.


Hfz. Prof. Dr. Halis AYDEMİR 


İstikamet ve Gazze başlıklı dersten alıntıdır. 


👇🏻👇🏻👇🏻

https://youtu.be/stuRAKkFb1g?si=h3LHV-R8cIldCq52

Rihle 2025 | 2.Oturum | Konya

Rihle 2025 | Hidayet ve Dalalet Arasında İnsan | 2.Oturum | Konya 


Dersten Kısa Notlar: 


-Hepimiz gerçeği anlayabilecek potansiyele sahibiz; bunun yanısıra o gerçeği ifade edebilecek ve onun arkasında durabilecek bir özgüvenle yaratılmışız. O yüzden insan bulunduğu ortama mahkum değildir. Kur’an-ı Kerîm’e göre insan ancak kendi kazancının sonucuna mahkumdur. Kendi iradesinin sonucuna mahkumdur. Yani insanın akibeti çevresel faktörlerin etkisiyle kararmaz. İnsan karartırsa kendisi karartır, aydınlatırsa kendi aydınlatır. 


“Her nefis kendi kazancına gebedir.” (Müddesir 38)


-Hidayete giden yol ve süreç herkes için adil ve eşit işliyor. 


-Cenâb-ı Hak hidayetin peşine düşmemiş kimselere gerçeğin tanıklığını yaşatmaz. 

Allah azze ve celle diyor ki; “Uğrumuzda çaba gösterenleri yollarımıza ileteceğiz.”(Ankebut 69)


-Kul hidayetine tutunursa Cenâb-ı Hak onun hidayetini artırır, kuvvetini istikametini artırdıkça artırır. Ama hayatta kariyer, itibar ve mevzi kaybedecek diye Cenâb-ı Hakk’tan hep ödün verirse hidayeti karardıkça kararır, Cenâb-ı Hakk’a bağlılıktan düşecek bir konuma gelebilir. 


Hfz. Prof. Dr. Halis AYDEMİR 

👇🏻👇🏻👇🏻


https://youtu.be/ugp1xU1kXF0?si=jbdOqxLa42NnN4rH



01 Ekim 2025

Rihle 2025 | 1.Oturum | Konya

Rihle 2025 | Hidayet ve Dalalet Arasında İnsan | 1.Oturum | Konya 


Dersten Kısa Notlar: 


Cenâb-ı Hak dedi ki: “Andolsun ki, Biz size hakkı getirdik” (Zuhruf 78)


Hayatın içinde bilginin ve anlamın garantisi herkese verilmiş. Bazıları zannediyor ki kimi insanlar zeki oldukları için hidayete eriyorlar. Diğerleri zeki olmadıkları için meseleyi anlamıyorlar farkına varamıyorlar, doğal olarak akibetleri kararıyor. Böyle bir şey olabilir mi? Bu yaklaşım doğru değil. Cenâb-ı Hakk’ın huzurunda “Ben mevzuyu anlayamadım” gibi bir durum asla gerçekleşmez. Çünkü Cenâb-ı Hak kulunun anlamasını sağlamayı Kendisi üzerine almış. 


İrade dediğimiz şey hidayet belli olduktan sonra kulun seçimiyle gerçekleşen bir şey. 


Öğrendiklerimizi başkalarına anlatmak zorundayız bundan sorumluyuz. Ama biz anlatmazsak birileri İslam’dan bihaber kalıyor değil ve bilgisizlikten ötürü küfür üzere ölüp cehennemlik oluyor değil. Allah azze ve celle onlara başka vesilelerle ulaşır. Ama insanlar körlüğü hidayete tercih edebilirler. Duydukları halde anlamamış gibi yapabilirler. İnsanların farkına vardıkları halde mevzuyu anlamamış gibi davranmak gibi bir keyfiyetleri var.  Anlam kalpte oluşuyor, dil ile tasdik etmek kişinin iradesine bağlı. Allah’ın (cc) varlığı birliği O’nun tek Sahibimiz olduğu kalpte oluşuyor, kalp böyle bir organ, kul buna donanımlı yaratılmış. İçimizde bu sağlam referans olmasa sahi biz nereye dayanacağız?


“Kalpler ancak Allah’ın zikriyle mutmain olur.” (Rad 28) Başka bir şeyle kalbini kandıramazsın. 


İman etmemek kanıt eksikliğinden değil inattan, ısrarla yok saymaktan kaynaklanan bir şey.. 

Allah azze ve celle hiç bir kalbi batılla tatmin olacak şekilde yaratmamıştır. 


Hfz. Prof. Dr. Halis AYDEMİR 

👇🏻👇🏻👇🏻


https://youtu.be/iJB3Or_XrTQ?si=hkKl4X1ZYXs6lC72