18 Şubat 2025

Azı Dişlerinizle Onu Isırın

  Resullulah Sallallahu Aleyhi Ve Sellem söyle buyuruyor; "Sizler Kur’an-ı Kerîm’den bir gerçeği (ayetleri) öğrendiğinizde azı dişlerinizle onu ısırın." 

  Yani azı dişlerinizle ona tutunun, onu sımsıkı kavrayın. Dolayısıyla böyle yaparak ona verdiğimiz değeri gösteririz. Böyle yapmazsak Allah azze ve celle Kur’an-ı Kerîm’in gerçeğini, bilgisini bize tekrardan yaşatmaz. Çünkü her bir bilgi değerlidir ve bu değer ancak kişinin ilgisiyle kişiye lütfedilir. Kişi ne kadar ilgisini koyarsa ardına, o kadar da derinliğini Allah azze ve celle ona yaşatır. Zikirden sapan kimseler büyük bir hüsrana ve nedamete doğru yol alıyorlar. 
  Bilgiye kadir kıymet vermemek de zulümdür. 


Halis Aydemir 

Neleri Toplayadurduk?

  “Allah’ın fazlından, rahmetinden dolayı sevinsinler. Bu onların toplayadurduklarından daha hayırlıdır.” Yûnus-58 


  Fazlı ve rahmeti derken Kitab’ından, gönderdiği elçisinden ve O’nun yaşamıyla insanlığa sunduğu güzel örneklikten söz ediyor. Bu ikisi mutluluk kaynağınız olsun, sevinecekseniz bundan ötürü sevinin diyor ayeti kerime. 

  Bizler, yeryüzünde biriktirmeye yönelik hevesi, arzuyu ve biriktirdikçe duyduğumuz o kıvancı tekrardan tekrardan sorgulamalıyız. 

  Allah’ın ayetlerini öğrendikçe benzer bir sevinci duymuyor isek, öğrenmek için vesileleri bu denli benimsemiyor isek, bizim değerlerimiz ve yargılarımızla ilgili büyük bir sorunumuz var demektir. 


  Hepimiz biliyoruz neleri toplayadurduklarımızı…


Prof. Dr. Halis AYDEMİR

15 Şubat 2025

Dünyanın Sinir Uçları

Dünyanın Sinir Uçları


Filistin dünyanın sinir uçlarının toplandığı bir merkez. Bu merkezin önemini biz tasavvur edemiyorsak Batı'nın ilgisinden bunu çıkarsayabiliriz. Yani Amerika okyanus ötesi bir ülke, işi gücü bırakmış bu coğrafya ile ilgileniyor. Koca Avrupa kıtasındaki ne kadar zengin devlet varsa hepsi İsrail'in güvenliğiyle ilgileniyor. Allah azze ve cellenin gözünde dünyanın başı da bir sonu da bir tamamı da bir. Hepsi aslında bir seferde yok edeceği bir yerden ibaret. Dolayısıyla yeryüzündeki her şey O'na karşı kulluğumuzun yoklandığı birer araçtan ibaret. Cenâb-ı Hak kim bana saygılı, kim Beni seviyor, kim beni tanıyor bunları ayıklıyor. Cenâb-ı Hakk’ın sistemi ve sistemdeki esas işletimi bu.


Prof. Dr. Hfz. Halis AYDEMİR 

14 Şubat 2025

Günahını Hatırlamak

  İşlenmiş bir günah kişinin aklına geliyorsa mağfiret dilemeye devam etmelidir. 

  Ömer radıyallahu anh diyor ki “Allah setreylemiş, sen neden kendini ifşa ediyorsun?”   Günahlarını sağda solda anlatıp durma, ilahi rahmetle orada kaybolsun gitsin. O’na anlat. Af dile. Diliyorum ve düşünüyorum ki Allah azze ve celle katında o günahı siliyorsa bizim hafızamızdan da siliyor. Çünkü o günahı hatırlamak acı veriyor bize. Bağışladığı bir şeyden dolayı Cenâb-ı Hâk kuluna daha fazla ızdırap vermez. O yüzden aklıma geldikçe diyorum ki ya Rabbi beni demek ki bağışlamadın, hatırlatıyorsun, acısını hissederek mağfiret diliyorum. (Böyle tahayyül ediyorum)


Prof. Dr. Halis AYDEMİR

09 Şubat 2025

Çocukların Ne Günahı Var?

  Çocukların ne günahı, ne kusuru olabilirdi ki çocuklara da musibetler geliyor, bir takım kazalara uğrayabiliyorlar? sorusuna cevap vermek gerekir:

  Allah azze ve celle hakkındaki hüsnüzanımızı koruyarak “çocuk bu acıya maruz kalmıyor, çocuk bunu hiç hissetmiyor” dememiz icap eder. Allah azze ve cellenin masum ve günahsız bu yavruya bu musibetteki acıyı asla yansıtmayacağını, bunu tamamen ebeveynin sınavı olduğunu düşünmeliyiz. 

  Kim acı acı elem duyuyorsa dönüp kendine bakıp “ne yaptım ki?” diye soracak durumdadır. Henüz iradesi açılmamış bu yavrucağın elem duymasını beklemiyoruz. Cenâb-ı Hâk çocukla elemin arasına girer. Bunu doktorlar bile yapıyor, bir anestezi ile. 

Demekki acılar ile yaşadığımız elem doğrusal ve ayrılmaz bir ilişki içerisinde değiller, ayrılabiliyorlar. 

  “Yok arkadaş, burada adil bir sistem işlemiyor, masum yavrular bile perişan oluyorlar, o zaman alemlerin Rabbi yok mu ki bu kadar adaletsiz bir süreç işliyor.” demeye hızlıca meyletmek, Allah azze ve celle hakkındaki hüsnüzannımızdan kolayca vazgeçmek anlamına gelir. 


Prof. Dr. Halis AYDEMİR

Allah Bilir,Siz Bilmezsiniz

  Cenâb-ı Hâkk’ın sana nasıl planlar kurduğunu sen bilemezsin! Burada başarısız kaldığını gördüğün yer aslında başka bir yerde hayal bile edemeyeceğin olağanüstü başarıya doğru seni taşıyor olabilir. 

  Allah’ın ilmini bilemezsin. Allah’ın senin için burada önünü kapatıp, diğer yerde önünü açtığı büyük planı olabilir.


“Allah bilir, siz bilmezsiniz.” (Bakara Sûresi-216)

  Dolayısıyla hangi işten sonuçsuz kalırsak asla ye’se kapılmayalım. Cenâb-ı Hâk hakkında zannımızı iyi tutalım. Ve bilelim ki kime ne yaratılmışsa o kolaylaştırılır. 

Ama güzel sonuç (ya da başarı) öyle yola çıkar çıkmaz hemen iki adımlık yerde olmuyor; aradan yıllar geçiyor, sebat gerekiyor, vefa gerekiyor, ilahi emre boyun eğmeyi gerektiriyor, “Cenâb-ı Hâk illa ki bana da bir çıkar yol gösterecektir”diyebilmeyi gerektiriyor.

  Olanca azametine her gün tanık olduğumuz Cenâb-ı Hâkk’ın bizi bir yerlerde unutmayacağına, bizi çaresiz bırakmayacağına dair bir bilinç ile, iman ve Allah’a duyulan güven ile gelinen bir nokta.


Prof. Dr. Halis AYDEMİR

08 Şubat 2025

Arkadaşının Kusurunu Ört!

  "Kim bir Müslümanın ayıp ve kusurunu örterse, Allah da (cc) o kimsenin ayıp ve kusurunu örter.”

(Müslim, Birr 72. Ayrıca bk. Buhârî, Mezâlim, 3; Ebû Dâvûd, Edeb 38; Tirmizî, Birr 19; İbni Mâce, Mukaddime 17)


  Hepimiz kusurlu varlıklarız, hiçbirimiz günahsız değiliz. Nebevi öğretide kötülüklerin açığa vurulmaması var. Çünkü kötülükler konuştukça çoğalır, dillere düştükçe yayılır. Bunun topluma vereceği zarar, bir kişinin bu kusuru işlemesinden daha büyük bir kabahate dönüşür. Öyleyse bunu nasıl önlemeli? Oracıkta etrafını çevirip kapatmalı, o kişiyle sınırlı kalmasını sağlamalı. Başkalarının duyup da akıllarına düşmesini engellemeli. Çirkin bir amel konuşula konuşula sıradanlaşır, bir vakit sonra diğer insanlara da sirayet eder. Birileri o kötü fiilleri yapsa bile onu setredip kapatmak esasken, bunları senaryolaştırıp televizyonlarda, filmlerde topluma yansıtmak korkunç bir kabahat olur. Dizilerdeki çirkin konular hane hane, oda oda konuşulup yayılıyorsa bir zaman sonra eylemlere yansır. Allah azze ve celle kötü fiillerin yapılmasını sevmediği gibi, konuşulmasını da sevmez. Setredersek toplumun sağlığını, vicdanını, esenliğini korumuş oluruz.


  “Allah, çirkin ve kırıcı sözlerin konuşulmasını, hele bunların açıkça söylenmesini sevmez; ancak haksızlığa uğrayan kimse hariç”

(Nisâ Sûresi-148)

07 Şubat 2025

Her Nimet Hesaba Çekilir?

   Unutmayınız ki her nimet hesaba çekilir. Sadece yaptıklarımızdan değil, yapabilecekken yapmadıklarımızdan da hesaba çekileceğiz. Niye sana verilen nimeti, imkanı güzel bir şekilde Allah uğrunda değerlendirmedin, Mü’min’lere katkı sunmadın, İslam yolunda harcamadın? Özellikle de zamanı heder edip Allah’ın huzuruna çıktığımızda hepsinden hesaba çekileceğiz. Bütün nimetler Cenâb-ı Hâkk'ın rızasını kazanmak için kula verilen fırsatlardır. Her birimizi farklı farklı yaratan Cenâb-ı Hâk, hepimize aynı soruyu soracak: Verdiğimiz bu imkanla ne yaptın? Bizim verdiğimiz bu imkanı bizim için ne kadar kullandın?


Halis Aydemir-Cuma Vaazı

28.Nisan.2023

06 Şubat 2025

Onlar Allah’ı Unuttular

“Onlar gibi olmayın! 

Onlar Allah’ı unuttular; 

Allah da onlara, kendilerini unutturdu!”(Haşr 59/19)


  Onlar Allah’ı (cc) unutunca, Allah da (cc) onlara her şeyi hatta kendilerini bile unutturuyor. O yüzden ayetler bizim içindir ve bunca ayet bizim için itina ile konmuşken, bunu işleyecek istidatlar da bizde var edilmişken, bu kadar hazırlık bizim içinken, büyük bir sorumluluk ve görevle başbaşayız demektir. 


*Halis Aydemir*

05 Şubat 2025

Allah Kulunu Unutmaz

  Cenâb-ı Hâk hiç bir kulunu unutmaz. Her kuluna fırsat sunar. Cenâb-ı Hâkk’ın bu fırsatları iyi değerlendiren kullarını en iyi bilip onları muvaffak kıldığını, bu fırsatları kötüye kullanan ve delalete yönelen kimseleri de delalete sevk ettiğini asla akıldan çıkarmamalı. 

  Allah hakkındaki zannımızı dosdoğru tutmalıyız. Çünkü bu zannımızdan saptığımızda, artık o düşündüğümüz Allah, Cenab-ı Allah değildir; zalim birini tasavvur etmişiz demektir. 

   Ve artık O’nun kulluğundan çıkmış kendimize başka ilahlar edinmeye yönelmiş oluruz. 


Prof. Dr. Halis AYDEMİR