27 Ocak 2026

Kaderle Kavga Etme

    Bir şey olmadığında kaderle kavga etme. Olmadıysa ya korunmuşsundur ya hazırlanıyorsundur. Allah azze ve celle hiç bir kulunu boş yere bekletmez. 


Hfz. Prof. Dr. Halis AYDEMİR 

İnsanlık Sahiplik Krizi Yaşıyor

    İnsanlık bugün bilim krizi yaşamıyor; insanlık sahiplik krizi yaşıyor. 

    İnsanlık bilgi krizi yaşamıyor; insanlık okuma niyeti krizi yaşıyor. 

   İnsanlık güç krizi yaşamıyor; kime ait olduğunu unutma krizi yaşıyor. 


   Bilim bu haliyle değil; tağut, istikbar, şirk felsefesiyle birleştiğinde, çağın en güçlü put üretim merkezine dönüşüyor. 


Hfz. Prof. Dr. Halis AYDEMİR 

Fitnenin Özü Rablik İddiasıdır

      İnsan Allah azze ve celleyi “gereksiz güç” gibi görmeye başladığında; “kontrol bizde” dediğinde, “kader bizim elimizde” dediğinde Deccal fitnesinin zemini kurulmuş olur. 


    Deccal bir iddiadır. Fitnenin özü rablik iddiasıdır. Araç değişir, ilahlık tutkusu değişmez. 

     Deccal bir günde çıkmaz; bir dilin sonucu olarak gelir. 

     İnsan kendini yaratıcı olarak görmeye başladığında fitne başlamıştır. 


Hfz. Prof. Dr. Halis AYDEMİR 

Deccal Fitnesi Akideyi Bozar

   Rasûlullah (sav) Deccal’i anlatırken önce Allah (cc) tasavvurunu koruyor. Yani mesaj şudur:

-Deccal fitnesi önce akideyi bozar

-Hak/Batıl ölçüsünü bozar

-Sonra ahlakı ve hayatı bozar. 


    Deccal insanları delille değil etkiyle bağlar. Olağanüstülük hakikat değildir. Deccal’in gücü gerçekliktir, hakikat değil. 


Hfz. Prof. Dr. Halis AYDEMİR 

En Büyük Yıkım

   Deccalden korunmanın ilk yolu, doğru Allah tasavvurunu korumaktır. Deccal fitnesi ahlak değil, akide fitnesidir. Teori bozulunca pratik zaten çöker. 

    Yanlış Allah (cc) tasavvuru en büyük iman yıkımıdır. 


Hfz. Prof. Dr. Halis AYDEMİR 



19 Ocak 2026

İnsan Bu Dünyaya Ait Değildir

    İnsan bu dünyaya ait değildir; buraya sonradan alışır. Asıl ait olduğu yerle arasında sönmeyen bir özlem vardır. Kulluk, bu özlemi diri tutarak asıl dönüş gününe hazırlanmaktır. 


   İnsan, bu dünyada sonradan tanıştığı bağlara alışır; ama içindeki asıl özlem, geldiği yere ve gerçek Sahibine dönme arzusudur. Tıpkı gerçek ailesini arayan bir çocuk gibi…


Hfz. Prof. Dr. Halis AYDEMİR 

İnancın Din mi Kültür mü?

    Bir inancı sahiplenmek yetmez. Eğer o inanç hayata kulluk olarak yansımıyorsa, ortaya din değil; kültür çıkar. Bu da Kur’an-ı Kerîm’in ifadesiyle fâsıklıktır. 


Hfz. Prof. Dr. Halis AYDEMİR 

“Bağımsız Benlik” Putu

   “Kendi hevasını ilah edinen kimseyi gördün mü?” (Furkan,43)


   Bugün insanın inşa ettiği “bağımsız benlik” çoğu zaman hevanın putlaşmış halidir. 

   Modern insan kulluktan kaçmak için “bağımsız benlik” putunu inşa etti. 


Hfz. Prof. Dr. Halis AYDEMİR 

Kul Allah’a (cc) Saygılı Olur

   Kulluk sadece namaz, oruç, sadaka değildir. Kulluk; hayatı Allah azze ve celleye saygılı kurmak, O’nu hayatta gözetmek, hayatın rengini, dengesini ve anlamını Cenâb-ı Hakk’tan almaktır. Bu da takvanın ta kendisidir. 


   Takva, ibadetlerin değil; hayatın Allah azze ve celleye ait olmasıdır. 


Hfz. Prof. Dr. Halis AYDEMİR 

Hayatını Allah’a cc Göre İnşa Et

    İbadet hayattan koparsa şekle iner. Hayat Allah azze ve celle ile uyumlu değilse, salât sadece zoraki bir harekete dönüşür. Gerçek ibadet, hayatın Cenâb-ı Hakk’a göre inşa edilmesidir. 


Hfz. Prof. Dr. Halis AYDEMİR